وَالْعَادِيَاتِ ضَبْحًا فَالْمُورِيَاتِ قَدْحًا فَالْمُغِيرَاتِ صُبْحًا فَأَثَرْنَ بِهِ نَقْعًا فَوَسَطْنَ بِهِ جَمْعًا إِنَّ الْإِنْسَانَ لِرَبِّهِ لَكَنُودٌ وَإِنَّهُ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدٌ وَإِنَّهُ لِحُبِّ الْخَيْرِ لَشَدِيدٌ أَفَلَا يَعْلَمُ إِذَا بُعْثِرَ مَا فِي الْقُبُورِ وَحُصِّلَ مَا فِي الصُّدُورِ إِنَّ رَبَّهُم بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَخَبِيرٌ
Türkçe Okunuşu
Vel âdiyâti dabhan fel mûriyâti kadhan fel mugîrâti subhan fe eserna bihî nak‘an fe vesatna bihî cem‘an innel insâne li rabbihî le kenûd ve innehû alâ zâlike le şehîd ve innehû li hubbil hayri le şedîd e felâ ya‘lemu izâ bu‘sira mâ fil kubûr ve hussıle mâ fis sudûr inne rabbahum bihim yevmeizin le habîr
Anlamı
Soluk soluğa koşanlara kıvılcım çıkaranlara sabah vakti baskın yapanlara yemin olsun ki tozu dumana katarak topluluğun ortasına dalarlar Gerçek şu ki insan Rabbine karşı çok nankördür Buna kendisi de şahittir O mal sevgisine aşırı düşkündür Kabirlerde olanların dışarı çıkarılacağı ve göğüslerde gizlenenlerin ortaya konacağı zamanı bilmez mi Şüphesiz o gün Rableri onların her hâlinden tam anlamıyla haberdardır