لَا أُقْسِمُ بِيَوْمِ الْقِيَامَةِ وَلَا أُقْسِمُ بِالنَّفْسِ اللَّوَّامَةِ أَيَحْسَبُ الْإِنسَانُ أَلَّن نَجْمَعَ عِظَامَهُ بَلَى قَادِرِينَ عَلَىٰ أَن نُسَوِّيَ بَنَانَهُ بَلْ يُرِيدُ الْإِنسَانُ لِيَفْجُرَ أَمَامَهُ يَسْأَلُ أَيَانَ يَوْمُ الْقِيَامَةِ فَإِذَا بَرِقَ الْبَصَرُ خَسَفَ الْقَمَرُ وَجُمِعَ الشَّمْسُ وَالْقَمَرُ يَقُولُ الْإِنسَانُ يَوْمَئِذٍ أَيْنَ الْمَفَرُّ
Türkçe Okunuşu
Lâ uqsimü biyevmil kıyâme ve lâ uqsimü binnefsil levvâme. E yahsebul insânu ellen nejma‘a izhâmehû, belâ kâdirîne a’lâ en nusavviyeb nânâneh. Bel yuridul insânu liyefcure emâmehû. Yes’alu: “Eyyânu yevmel kıyâme?” Fe izâ berikal basar, khasafel kamer ve cumi‘eş şemsü vel kamer. Yekûlul insânu yevme’izh ayna’l mafer.
Anlamı
Kıyamet gününe yemin olsun. Kınayan nefsine yemin olsun. İnsan sanır mı ki biz kemiklerini bir araya getiremeyeceğiz? Elbette, parmak uçlarını bile düzeltecek kudrete sahibiz. İnsan ise kötü işler yapmak ister. “Kıyamet günü ne zaman?” diye sorar. O gün göz kamaşır, ay kararmaya başlar, güneş ve ay bir araya getirilir. İnsan der ki: “O gün nereye kaçacağım?”