إِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ وَإِذَا النُّجُومُ انكَدَرَتْ وَإِذَا الْجِبَالُ سُيِّرَتْ وَإِذَا الْعِشَارُ عُطِّلَتْ وَإِذَا الْوُحُوشُ حُشِرَتْ وَإِذَا الْبِحَارُ فُجِّرَتْ وَإِذَا النُّفُوسُ زُوِّجَتْ وَإِذَا الْمَوْءُودَةُ سُئِلَتْ بِأَيِّ ذَنْبٍ قُتِلَتْ وَإِذَا الصُّحُفُ نُشِرَتْ وَإِذَا السَّمَاء فُرِجَتْ وَإِذَا الْجَحِيمُ سُعِّرَتْ وَإِذَا الْجَنَّةُ أُزْلِفَتْ
Türkçe Okunuşu
İzâ şemsü kuvveret, ve izân-nucûmu enkederet, ve izal cibâlu suyyeret, ve izal ‘işâru ‘utillet, ve izal vuhûşu hüşirat, ve izal bihâru fucîret, ve izan-nufûsu zuvvet, ve izal mevdûde su’ilet bi eyyi zınbin kutilet, ve izas-suhufu nüşirat, ve izas-semâu furijet, ve izal cahîmu sü’îret, ve izal cennetü uzlifet.
Anlamı
Güneş sarılır (kararır) ve yıldızlar söner. Dağlar sürülür, develer terkedilir. Vahşi hayvanlar toplanır, denizler fışkırır. İnsanlar eşleştirilir, diri diri gömülen sorulur: “Hangi günah yüzünden öldürüldü?” Sayfalar açılır, gök yarılır, cehennem kızdırılır, cennet yaklaştırılır.